top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafıM. Naz Barış

“Okusaydım belgeselci olurdum.” diyen teyzeden, 85lik meraklı nineye.. Muğla Çövenli Yaylası

Muğla Ortaca’dan saat 11.50de başladığımız yolculuğumuz 1 saat sürdü ve Çövenli yaylasına vardık. Öncelikli olarak Çöven’in anlamından bahsedeyim, Çöven helvanın ana maddesiymiş ve helvayı helva yapan çövenmiş. Zamanında burada çokça çıktığından adını oradan almış. Ben çöveni ilk kez burada duydum, zira çöven ne beğğ diye düşünmedim değil. Şimdilerde bizim şeherlerde yediğimiz helvaların çoğunda çöven olmazmış sadece kaliteli olanlarda varmış. Bunun doğruluğu nedir ne değildir ben bilemeyeceğim.

Açıkçası gelmeden önce yaylanın ortasında maksimum 2-3 ev ile karşılaşmayı bekliyordum, bir geldik ki burası köy olmuş! Tek eksiği bakkal, kıraathane ve çeken telefon galiba^^ Çeken telefondan bahsetmişken, öyle bir şey yok burada^^ Yayla’da toplam iki yerde telefon çekiyor, o bölgelerde düzenli olarak, elinde telefon, göklere uzanmış teyzelerimizle karşılaşmak mümkün. Hepsinin de ağzında aynı laf: “çog sıkılıyoz yavruum, her gün gelip duruuz buraya birazcık gonuşak diye”. Ne ara bu kadar inovatif olduk ben de anlamadım.^^



Toplamda 350 hanelik bir yayla burası.. Hemen hemen herkes birbirini tanıyor. Evler genelde betondan, 2 odalı, geniş balkonlu, tek tip. Bazıları ise şık bir şekilde doğal taştan yapılmış. Anladığım kadarıyla durumu uygun olan aileler, yaylalarda da ,yörük tarzına uygun olarak böyle taş evler yaptırıyor. İstisnasız her balkonu, köylerden gelmiş eski koltuk takımları süslüyor. Bu koltuklar ise, her gün sırası gelen ev sahibinin mahalleli misafirlerini ağırlıyor. Hava biraz serinleye dursun, o gün kimdeyse sıra, çayı ocağa koyuyor, poğaçasını böreğini yapıyor, bekliyor misafirlerini. Öyle gidip çağırma filan da yok.. Tüm mahalleli biliyor bugün kimin sırası olduğu, saat kaçta gidileceğini; yavaş yavaş doluşmaya başlıyorlar. Sonrasında ise “gari”ler, “yapıp duruu”lar,”hindi(şimdi) nezahatgilin gabağı gartlamış”lar havalarda uçuşa duruyor^.^



Bahsettiğim gibi yaylada ne bakkal ne kasap.. Haftada bir pazarcı geliyormuş, şans eseri bana da denk geldi. Tek problem öyle her şeyi bulamıyorsun, pazarcı ne getirirse o,haftalık hasata göre.. Pazarcının ise oldukça lüks aracıyla evlerin kapısına kadar hizmeti var.



Bu yüzdendir ki, yaylaya çıkmadan son duraktan tüm alışverişler yapılıyor. Kendi aracı olanlar haftada bir alışveriş için aşağıya(merkeze) iniyor, haftalık alışverişini tamamlayıp geliyor. İnemeyenler ise; yaylada kimin kesilecek tavuğu varsa ondan tavuk, yumurtlayan tavuğu olanlardan yumurta, ineği olanlardan süt temin ederek ihtiyaçlarını gideriyor^^ Hepi topu maksimum 3 ay kalınabiliyor zaten burada.. Eylül başında soğuklar vuruyormuş, ekime kalmadan yarım metre kar birikiyormuş. Ben de şaşırdım Muğla sınırlarında bu hava değişikliğine, doğru değilse de köylülerin yalancısıyım :)

Yemek öncesi, hemen her evde olan, dışarıdaki taş ocağın altını yakıyorlar, ekmekler, etler odun ateşinde miis gibi pişiyor. Löpür löpür yediriyor kendini^^ İki günde yaptığım uzun yürüyüşler, yediğim yemeklerin %10unu anca yakmıştır, lezzetini öyle tarif edeyim^^





Bazı evlerde ise aşağıdaki örnek gibi taş yerine oldukça inovatif olan taşınabilir ocak bulmak da mümkün^^



Biraz da ilgi çekici insanlarından bahsedeyim, klişeden gideceğim, zira filmlerdeki teyzeler/nineler gerçekmiş^^ Meraklı, +80 ama enerjisi bol, çılgın Ege aksanlı ninelerimiz direk karşılıyor burada da.. Biraz fotoğraf çekeyim, biraz da çevreyi keşfedeyim diye yürüyüşe çıktım, ninelerimiz hiç kaçırır mı bunu, meraklı sorular hemen başladı.. “tekçe misin gızım sen?”, “gimlere geldin?” diyen meraklı gözler, “gaçırırlar seni buuda” diye sataşmalar, aksanlarının getirdiği tatlılık ve yüzlerine vuran iyi niyet, güzel insanların arasındayım dedirtiyor sana:)

Muğla’nın tatil beldelerinin güzel olduğunu hepimiz biliyoruz,ancak yerli halkı da ayrı samimi ve güzelmiş:) Tertemiz hava, bol sohbet ve kendimi yenileme ile dolu, huzurlu iki günümün fotoğraflarını aşağıda bulabilirsiniz:)










5 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page